Tik’in Mi Var Derdin Var…

Bugün 10 Haziran ve doktora tezimin üçüncü “TİK’ine” 10 gün kala raporumu hazırlamaktayım. Neler vaat etmiştim, neler yaptığımın hesabını vereceğim özetle.

Tik nedir?

Tik, malum Tez İzleme Komitesi’nin kısaltmasıdır (Bkz. Yönetmelik, Madde 33). Tez yazmak için sadece bir sorununuzun olması ve bu sorunu nasıl çözeceğinizle ilgili sayfalar dolusu şey yazmak yetmez. Bütün bu süreç içerisinde her altı ayda bir danışmanınız ve danışmanınız tarafından belirlenen diğer hocalardan oluşan bir heyete hesap vermeniz de gerekir. Faydalı bir şeydir tabii. İnsanı motive eder böyle şeyler. En azından altı ayda bir… Okumaya devam et “Tik’in Mi Var Derdin Var…”

Bir Pazar Günü Emirgan’da Çay, Kahve… ve Beş Bin Yıl Öncesine Kısa Bir Yolculuk

Geçtiğimiz günlerde Sakıp Sabancı Müzesi’nde Karşıdan Karşıya: M.Ö. 3. Bin’de Kiklad Adaları ve Batı Anadolu adlı bir sergi açıldı. Sergide, Atina’daki Ulusal Arkeoloji Müzesi ve N.P. Goulandris Vakfı, Kiklad Sanatı Müzesi ile Türkiye’den başta Anadolu Medeniyetleri Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzesi ve İzmir Arkeoloji Müzesi olmak üzere daha birçok müzeden ödünç alınan eserler bir araya getirilmiş. Serginin konusu M.Ö. 3. binde Kiklad Adaları ve Batı Anadolu. Dolayısıyla M.Ö. 3. binyıldan itibaren hem Kiklad Adaları, hem de Batı Anadolu’daki yerleşmelerde ortaya çıkarılan pek çok eseri sergide görmek mümkün: İdoller, figürinler; mızrak, hançer, balta gibi silahlar; küpe, bilezik, kolye gibi ziynet eşyaları, gaga ağızlı testiler, iğneler, cımbızlar ve daha birçokları… Okumaya devam et “Bir Pazar Günü Emirgan’da Çay, Kahve… ve Beş Bin Yıl Öncesine Kısa Bir Yolculuk”