Klasik Bilimler için Yeni Yıl Dilekleri

Yeni yılda camia için çeşitli dileklerim var. Bunlardan biri bile gerçekleşse, camiada bir kıpırdanma olur umudumu safça koruyacağım. Liste önem sırasına göre değil, ama maddeler ivedilik konusunda eşitler. Tamamen kişisel bir listedir ve bazı maddeler hakkında daha sonra uzun uzun yazmayı da düşünüyorum şahsen. Naçizane dileklerim şunlar:

Sevgili Noel Baba,

1) Allah rızası için birileri çıkıp Yunan ve Roma tarihine dair giriş kitapları yazsın. A. M. Mansel’inki çok eski. Bir babayiğit çıkıp güncellese ona da eyvallah (ama yemezzz). Oğuz Tekin hocamın kitabına sonsuz saygım var. Ama Roma ve Yunan tarihi için ayrı kitaplar gerekli; daha da iyisi dönemlerine göre ayrı kitaplar leziz olur. Kendim için istiyorsam namerdim; öğrenciler için.

2) Tacitus, Livius gibi önemli ana kaynaklar çevrilsin, ama n’olur Strabon, Plutarkhos ya da Historia Augusta’ya yapıldığı gibi içlerinden seçmece ve keyfi metinler alınmasın; eserin hepsi çevrilsin, efendi efendi okuyalım.

3) Yüksek lisans ve doktorada ödev verme alışkanlığı bitsin. Bitmiyorsa tatil kitabı verilsin, ödevler yaz tatilinde yapılsın.

4) Doktora tezi hakkında: a) “niye yeni malzeme çalışmıyorsun?”; b) “bunlar daha önce yapıldı”; c) “az yazmışsın”; d) “girişe araştırmaların tarihçesini koy”; e) “önce tezini bitir”; f) “sana bu konuyu verelim” türünden ifadeler terörle mücadele kapsamında düşünce suçu olarak değerlendirilsin.

5) Kazı monografileri gecikmeden yayınlansın, Kazı Sonuçları Toplantısı bildirilerini koleksiyon yapmaktan kurtulalım. Her kazı nedense bir türlü gerçekleştiremediği kültür parkı projesinin reklamlarını yapmasın; bunun yerine kazı alanında Disneyland, korku tüneli, aşk çeşmesi gibi daha gerçekçi projelere kaynak ayrılsın.

6) “… ışığında”, “xxxx yılı ….. çalışmaları/kazıları”, “… tarihi coğrafyası”, “Eskiçağda xxxx” başlıklı yazılar yazılmasın, yaratıcı olunsun. Kapaklara Elif Şafak’ın resmi koyulsun. Herkese armağan kitabı yapılmasın, yapılacaksa da armağan edilmesin; kapı önüne bırakılıp kaçılsın.

7) Arkeologlar da tatile çıksın. Çıkana tehditkâr bakışlar atılmasın. “Bize tatil yok. Dağlarda tepelerde gezdik” türünden ukalaca lafların sahiplerine kazı sezonunda Ibiza’dan kart yollansın; iflah olmazlarsa açma başında şezlongla oturulsun; tequila sunrise içilsin; açmalar suyla doldurulup deve güreşi yapılsın.

8) Dergi hakemleri makalelere spor yazısı muamelesi yapmasın; ayrıntılı olarak okusun. Okumayanların yerine Erman Toroğlu ve Ahmet Çakır getirilsin. Dergilerde pazar eki olarak çıksın.

9) Secda Saltuk’un Arkeoloji Sözlüğü’ndeki resim ve çizimler bir zahmet daha iyileriyle değiştirilsin, neye baktığımızı anlayalım. Yoksa noktaları birleştirip biz çizelim, suluboyayla boyayalım.

10) Roma İmparatorluğu’na karşı saygıda kusur edilmesin; emperyalist denip ayaklar altına alınmasın, insaflı olunsun. Roma demokratik ve laik sosyal bir hukuk devleti ilan edilsin.

Herkese mutlu yıllar.

Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterEmail this to someone