Dogmayı Eleştiren Dogmalar Aleminde Bilgi Arkeolojisi

Arkeoloji dalları arasında zorluk derecelerine göre bi’ liste yahut bi’ tür scala çıkarmaya çalışsak bilgi arkeolojisi tercih edilme niceliğine istinaden diplerde hatta kuytu karanlık bi’ köşede kalır. İllegal yapıya sahip bilgi arkeolojisi -ya da bilginin arkeolojisi- method olan yorumun arazi dışında kalan kısmına tekabül etmekte ve bilgiye ulaşmaktan ziyade mevcut bilginin yorumuna ve yorumlarına dayanmakta.

Sanayi devrimi, uzay çağı ve twitter derken hepimiz sona doğru yaklaştığımızın farkında sanırım. Uyandırmak gibi olmasın. Tarihin üstüne çizik atmaya hazırlandığı şeyh ise saf hali ile katıksız bilgi ve bu bilginin meşruluğu. Şimdilerde bilgi sahibi olmaya namzet alıcı bilgiye ek olarak bi’ de patch yüklemek zorunda. Patch, önceki çağa göre ulaşılması artık daha kolay olan bilginin yerini yoruma bırakması şeklinde tanımlanabilir. Salt arkeoloji açısında bakmasak bile, örneğin, gökdelenleri ayağa kaldıran yüksek matematik bilgisi için pisagor’un matematik bilgisine ilave edilmiş bi’ patch yani yorum denilebilir. Falokrasiye hizmet eden bilgi, medeniyetin ilerleme teranesiyle birlikte herkes için ve de özellikle mekanı doldurmak yerine mekana şekil vermeyi yeğleyen mimariyi görmezden gelerek yeni bi’ tezahür atmıştır ortaya.

Prehistorik avcı-toplayıcıların 20-25 kişilik gruplar halinde örgütlenmesi, avlanan yahut da herhangi bi’ yırtıcıdan arta kalmış leşin ana kamp alanına getirilmesi, statü belki de sınıfsal bi’ fark ortaya koyabilecek bi’ objenin bulunmuyor oluşu – nispeten- subjektif iddialardan bağımsız bilgiler. İşte tüm bunlara yapılan, işbu prehistorik topluluğun genel anlamda paylaşımcı ve hatta ortakçı yapıya sahip olması hakeza kırıntı halinde bile olsa otoriteye asla yer verilmiyor oluşu ilaveleri bilgi arkeolojisinin sınırını tayin etmekte. Bu evreden sonra bilginin arkeologları ideolojiler dünyasından sıyrılıp zamanla üst üste birikmiş ve uzaktan bakıldığında da bi’ höyüğü andıran bu toplama bilgilerin arasında araştırma/kazı yapmaya başlar. Söz konusu topluluğa dair onlarca, yüzlerce bilgi ile karşı karşıya gelirler. Tabi derine indikçe tabaka daha bi’ karmaşık hal almaya devam eder bi’ yandan. Hiç bi’ parametre yoktur baskın gelen. Kafa karıştırıcı olan şey bugün ile geçmiş arasında sağlıklı, yansız bi’ köprü kurabilecek miyiz sorusu.

Çevirmen kerhen desteklenen kendi metninin orijinal metne oranla çeviri boşlukları içerdiğini bilir. Günümüzde var olan diller arasında bile tam anlamıyla bi’ ortaklık kurulamadığı, anlam boşlukları olduğu düşünülürse, çevirmen olan biz yaptığımız kazılardan çıkardığımız patchin kendi algımızda boşluklar yarattığı bilmeliyiz. Geçmişe tümden objektif bakılabileceği yanılgısı sadece Marksistlerin kuruntusu olmuş ne yazık ki. Bilgi arkeolojisi ihtisas alanı olan subjektif kaygıların ve yine bunların değerlendirilmesinin püripak ‘’bağımsızlığını-doğruluğunu’’ asla savunmamaktır biraz da.

Sorun şu, ortadaki bilgi halkları, sınıfları, üniversite senatosunu etkisi altında tutan bi’ diktaya, kurallar silsilesine ve dogmayı eleştireceğim dogmasına dönüşüyor olması mütemadiyen. Bağımsızlıktan öte doğruluğu, yani patchlerin kendinden menkul doğruluğu burada savunulmalı sanırım. Bunu da not düşelim. Sonrası? ‘’Kazmaya’’ dair küçük bi’ metin daha eklenir höyüğe hepsi bu.

Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterEmail this to someone